AMAAAANN İŞLETME OLSUN O ZAMAN

  

Hayalimi yazacağım, daha doğrusu hayal olmamalı bir ailenin yapması gerekeni… 

  Hikayemi başa saracak olursak; babam kendisi gibi hukuk okumamı istedi bense 12 yaşından beri hayalini kurduğum gazeteciliği… İki sene hazırlandım sınava evet tamam gazetecilik tutmadı. Peki bu benim sınavdaki başarısızlığımdan mı? -Hayır, gazeteci olmamı istemedikleri için sözelden hazırlanmadığım için. İzin verselerdi ben 8 sene gazeteci olmanın, gazetecilik okumanın hayalini kurmuşum niye kazanamayım ki? Ya da azıcık destek olsalardı, karşı çıkmasalardı. 

  Hukuk okumayı ben istemiyorum eeee gazetecilik okumamada onlar izin vermiyor aynen şöyle meslek tercihimi yaptım. “AMAAAANN İŞLETME OLSUN O ZAMAN!” dedim. Madem istemediğim bölümde okuyacağım İstanbul’da olsun diyerek Kültür Üniversitesi’nde İşletme okuyorum ama bir sorun nasıl okuyorum. Her gün içimden ağlaya ağlaya, artık mutsuzluktan surat asmak normal bir duygu haline gelerek… 

   Evet zor günlerden geçiyoruz son bir senedir.  Evet babam geçen sene 15 Temmuz’da haksız yere içeri girenlerden, mağdur ailelerdeniz. Evet özel okula üç senede belki bayaa para verdik. Okul parası, yurt parası, normal harçlığım vs. Ama kimse mi hata yapmaz? Hata yaptım belki “Gazeteci olacağım!” diye tercih döneminde diretecektim ama yapamadım işletmede mutlu olurum sandım. Değilim, hemde hiç değilim…

  Ne istediğime gelince bana ailem desin ki; “Tamam Dilşad özel okul, bir sürü para verdik, son bir senen kaldı ama mutsuzsun. Zaten hayatında stres ve mutsuz olacağın şeyler yaşadın. Geç olmadan dondur okulunu, istediğin bölümü oku.” Bana böyle desinler ben en iyi okulda en iyi gazeteciliği kazanırım. Evet kendime güveniyorum belki de hiç güvenmediğim kadar! Hayallerimin önüne tuğladan duvar örmesinler mesela. Ömrüm boyunca keşke demek istemiyorum… 

  Biliyorum çok şey istiyorum. Hiç gerçekleşmeyecek bir şey… KEŞKE!!

Hırs değil azimle hayallerim…

 


“Hayatta en duygusal olduğun konu ne?” deseler hiç düşünmeden “Hayallerim.” derim… Nereden başlasam hayallerimi anlatmaya çok düşündüm; seneler öncesine gidelim. 6. sınıftayım 12 13 yaşlarında. Dershaneden bir meslekler kitapçığı aldım başladım okumaya içlerinden sadece “Gazetecilik” ilgimi çekti. Lise sona kadar hatta sınava hazırlanırken bile sadece gazeteci olmak için çalıştım. Türlü sebeplerle olmadı. İşletme seçtim…

Aslında yazmaya başlayınca fark ettim de “Hayallerimin ne kadarı gerçekten benim? Kaç tanesi ispatlama meselesi?” Bunu hiç düşünmedim. Tek bildiğim bir şeyi yapmayı istiyorsam öyle ya da böyle yaptığım, sonrada hiç bırakmadığım; bir heves olmadığı…

İşletme okuyorum; mezun olunca ne yaparım, kariyer basamaklarını nasıl çıkmaya başlarım hâlâ hiçbir fikrim yok. Çok ilginç di mi? Hayallerine sıkı sıkıya bağlı birinin gelecek planlaması yok… Hayallerim var, onları gerçekleştirecek gücüm sonsuz seviyede… Galiba benim sorunum tezcanlı olmam, hemen şimdi olmasını istemem. 🙂

Gelelim hayallerime; elimde sosyal medyaya olan ilgim var birde senaryo yazacak bol tutam hayal gücü… “Allah Allah Dilşad, sosyal medya ilgini biliyordukta senaryo yazmakta nereden çıktı?” diyorsunuz biliyorum. Aslında son üç senedir var. (Yoldaki insanları gözlemleyip onların hayatları hakkında hikayeler uydururum, bunu yapmayıda çok severim…)  Sadece eyleme geçirecek kadar ciddiye almıyordum ama son bir kaç aydır bayaa kararlıyım. Bir kaç arkadaşıma ciddi ciddi “Senaryomu beyaz perdede görücem!!” demişliğim bile var. 🤗 Şimdi diyeceksiniz ki “Dilşad senaryo yazmak öyle sayfalarca diyalog yazmak değil, çok ciddi teknikleri var. Sonra ciddi bir bilgi birikimi gerektirir.” Hepsininin farkındayım. Ümmiye teyzemiz köydeyken azmediyor, başarıyor… 3 4 aylık senaryo eğitiminden sonra 2 3 senelik (belki daha fazla) ciddi çalışmadan sonra NEDEN OLMASIN?!

Gerçi artık hayal olmaktan çıkmış sayılsa da birde üstteki paragrafta dediğim gibi ciddi bir sosyal medya ilgim var. (Sosyal medya ilgisinden çok internete ilgi diyelim. 10 12 sene önce eve ilk internet bağlattığımızda basit web site kurucularıyla bi dolu web sitesi kurmuşluğum var 🤗😄 Normal çocuklar haftasonu erkenden kalkar çizgi film izler ben bilgisayarın başına otururdum 😄) MertTurak_Fan’da bu ilginin icraate geçmiş ilk basamağı… (Şimdi beni tanımayanlar MertTurak_Fan? tarzında düşünebilirler. Ayrıca bir başka yazıda değineceğim.)  2 3 aylık sosyal medya uzmanlığı eğitiminden sonra mezun olunca (iş bulabilirsem) bir şirkette sosyal medya uzmanı olarak çalışmayı düşünüyorum ki aklımda bununla ilgili bir dolu soru işareti var. (Sosyal medya uzmanlığı geleceğin mesleklerinden mi? Önü ne kadar açık? tarzında sordukça ardından bir başka sorunun sıralandığı soru işaretleri…) (Bu arada sosyal medya konusunda beni destekleyen Mert abime “İyi ki…” demeden geçemeyeceğim… 🤗🙏🍀)

Peki ne kadar güçlüyüm hayallerim konusunda? Bazen umutsuzluğa kapılmıyor muyum? Her zaman umutluyum; güçlüyüm… Çünkü tam umutsuzluğa kapılacağım anda Ilgın yetişiyor, Melike yetişiyor,  Hazal yetişiyor, Zarife yetişiyor tutuyor ellerimden… ❤🙏🍀… “DİLŞAD BİZ YAPACAĞIZ!!
” ya da “DİLŞAD SEN YAPARSIN!!” diyorlar. Onlardaki inançla bende tekrar ayağa kalkıyorum. “İyi ki…” onlar… Tam nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama bir yerde “Seninle aynı hayali paylaşmayan insanlarla vakit kaybetmek dualarına ihanettir.” Sözünü okumuştum. Çok şanslıyım benimle aynı hayali paylaşan bir çevrem var…

Son olarak “Gücüne eşit hayaller için dua etme, hayallerine eşit güç için dua et. (Michael Nolan)”

Birazcık günlük, birazda kendi kendime konuşuyormuşum tarzında bir yazı oldu… Yazdıkça şekillenecek artık… 🤗